
iş seyahati ... arkası, yorgunluk ...bezginlik... eve dönüş ... sonrası, üşüme...üşütme... göze kaçan bir mini kıvılcım... sonrası, sızı ve sürekli göz yaşarması... ferişle korsinin aşıya gitmesi... sonrası,ikisininde bir miktar kilo vermesi gerektiği... yeni aldığım minicik küpe... sonrası, kulağıma perçinlenen ve çıkamayan küpe...
sonunda ... bittide gelebildim...derken... blogcunun su koyvermesi ... bu blogcu , bu işi kamu hizmeti olarak yapmadığına ve reklamdı şuydu buydu derken para kazandığına göre... ve kazancına rağmen günlerce süren bakım adı altında tadilata geçtiğine göre...
iki rahmetin biri... ya ticareti bilmiyorlar... ya da burdan elde ettikleri paraya hiçbirşekilde ihtiyaçları yok...
2.olasılık hakkında birşey diyemem ama... ilk olasılık için... yani ticareti bilmiyorlarsa müthiş bir ortak noktamız var demektir... benide ortak alın yanınıza... bugüne kadar kendi işim haricinde,kalkıştığım bir iki ticari girişimi itinayla batırmış biri olarak ... size yeni ufuklar açarım... en güzel nasıl batılır ayrıntılarıyla anlatırım... promosyon olarak teselli ederim... tesellide şöyle oluyor... batanın sırtını pıst pıstlıyorsun... ''üzülme her inişin bir çıkışı var'' diyorsun... baktın olmadı... ''tecrübe parayla satın alınamaz,kıymetini bil'' diyorsun.. iyi ezberlemişim di mi... vakt-i zamanında bana söylenenlerden bir demetti...
olsun... yinede ben ,özellikle burda yazmayı seviyorum demek ki...
devam edelim... *
***insan evin içinde niye üşür, nasıl üşür ... bunu becerebilmek için havanın sıcaklığıyla veya vücudunun hissetiği sıcaklıkla alakan olmaması gerekiyor... benim gibi takvime bakıp ... ''ooo nisanın 25 i olmuş geç bile kalmışım'' demek ve işe başlamak gerekiyor... yorganından ,battaniyesine kazağından süveterine herşeyi yıkamak,temizleyiciye vermek ve itinayla bazaların,hurçların en derinlerine kaldırmak gerekiyor...
ortada incecik pikeleri bırakmak... ve geceleri titreyerek uyumaya çalışmak gerekiyor... bu hesaba göre 1 aydır filan üşüyormuşum demek... hafif bir ateşle atladık bunun üstünden... şimdi de yanıyor zaten ortalık...ne güzelmiş üşümek... *
***korsiyle ferişi aşıya götürdüm... biraz kilo vermeleri gerektiğini söyledi çetin abileri... __mamalarını aynı oranda veriyorum niye kilo almışlar... dediğimde... __avlanma içgüdüleri var ,ev ortamında bunu sağlayamıyorlar,yemeklerini sen veriyorsun.halbuki bırak da yemeğe ulaşmak için biraz çaba göstersinler... dedi.. yukundum sustum... ne deseydim...
__oldu fareleri davet edelim eve...
yada
__ne yapayım yani tavandan yay sarkıtıp mamaları ucuna mı bağlıyım filan demedim... cadılık kontenjanının tamamını feriş doldurduğundan... bana susmak düştü... susunca şirin olmuyorsun elbette ... ama öyle zannediliyorsun ... hiç yoktan iyidir...
sokaktaki ''can''lara bir kap su birazda yemek vermeyi unutmadınız değil mi...
*
***balkonda yemek yerken... bir aklıevvelin 4 kibrit çöpünü uç uca dizip tek bir hareketle kare haline getirme görselliğini izleyip müthiş bir aydınlanmaya geçtiğimizde... kibrit çöplerinin işlevi bitti... dolayısıyla kültablasına atıldı... bir başka aklıevvelin yanan sigarasını kültablasının içine bırakmasıyla parlayan çöplerden çıkan minicik kıvılcımdır ,yukarda bahsettiğim gözüme kaçan...
sevgili göz dr.umun göz ve dikkat üzerine mini konferansını dinledikten sonra ,damlalar vs ile onuda hallettik...
bu arada tek göz demek, boyun işlevine ağırlık vermek demek... biliyorsunuz değil mi... her ne kadar başından beri... ''insan gözü geniş açı görür bunu kullanın olaylara bu şekilde bakın'' dediysek de mecazi olarak kullanmıştık... fiziksel kısmı ise tek göz bir süreliğine devre dışı kaldığında anlaşılır... boyun egzerzisi yapması gerekenler ve inatla yapmayanlar varsa... en kolay yolu keşfettim ... arada bir tek gözünüzü bantlayın... geniş açı göremediğiniz için her bakmak istediğiniz yere boynunuzu çevirerek bakacaksınız... en doğalından egzersiz daha ne olsun... arada dua edin bana yeter... tabi bu arada görme problemi olmayan ama birtürlü geniş açı da göremeyen bir kısım zevat ı inceleme şansım oldu... enseleri fazla kalınmış... o yüzden dönmüyormuş boyunları öyle kolay kolay sağa sola... *
***bu kıvılcım zırzırından tam 1 hafta önce almıştım o bit kadar küpeleri... kuyumcuda uğraşıp didinip arka klipslerini takamayınca... adam kendi taktı...
iyiniyet ve yardımseverliğine şükran duyarım duymasına ama... ne el varmış kardeşim be pehhh... oldu olacak perçinleseydin... o komik abukluk timsali küpelerle doğmuşum gibi yaşasaydım bundan sonraki hayatımı...
3-4 gün sonra çıkarmak istedim küpeleri... bir tanesi çıktı hemen... diğeri... hayli memnun ki yerinden ,çıkmadı..
minik bir penseyle aynanın karşısında uğraştım biraz... eh birazda hasar verdim sanırım kulağıma... kımıldamadı bile... bende bıraktım... orda öyle kaldı... herhalde bir gün sıkılıp,yorulup kendi kendine çıkacağını düşünmüş olmalıyım...
öyle olmadı tabi... penseyle uğraşırken verdiğim hasar... 1-2 gün içinde... kulağın şişmesi,enfekte olup alev alev yanması gibi geri döndü....
küpeyi çıkarmak için... elinde alet çantasıyla başımda bekleyen ve muslukları sökmek için kullandığı anahtar mıdır kargaburun mudur her ne haltsa, onları üstümde denemek için bik bik bik konuşup duran ekselans püskürtüldü... 2cm * 3 cm ebatındaki kulakta o dana kadar aletler ancak hasar oranını artırır...
püskürttümde ne oldu... ben ne yaptım... hiçbirşey.... bu tuhaf, anlamsız hata ve hasarlar tarafımdan itinayla gizlenir saklanır metodunu izledim...
''aman tanrım ne aymazlık ve dahi ne rahatlık'' demeden önce duruma vakıf olmak lazım...
rahatlıkla alakası yok çünkü kulağım şişiyor acıyor ve dolayısıyla rahatsızım...
iyi güzelde... kulağa perçinlenmiş ve sonrasında kurcalanıp kulağı enfekte etmiş küpeleri çıkaran bir birim yada merkez falan filan bilmiyorum ben... ne yani siz biliyormusunuz.... nereye gidilir bunun için...
''bu küpe çıkmıyor'' abukluğuyla birlikte... hastanaye mi... tamirciye mi... kuyumcuya mı... gidilir...
akşam yemek yerken göz dr.um aradı...
__nasıl oldu gözün tam ağzımı açmış...
__çok iyi bir sorun yok ... derken...
ekselans elimden telefonu alıp... kulağımın 5 katına çıktığını ... yüzümün yarısının diğer yarısından çok daha sıcak olduğunu... küpedeki perçinlemeden doğan enfeksiyonun tüm vücuduma yayıldığı şomluğunu yaptıktan sona geri verdi telefonu...
__derhal buraya gel...
gittik...
1 saat sürdü o salak küpenin çıkışı... kartvizite bundan böyle çıkmayan küpeler itinayla çkarılır diye yazmasını önerdim... gülmedi dr.cum... homurdandı... dişlerini sıka sıka küpe operasyonuna devam etti...
önce klips çıktı sonra küpenin kendi... önce çelikten bir şeyin içine çöpmüş gibi attı küpemi ... sonra hızını alamadı çıkardı ordan açık pencereden sokağa fırlattı...
''naptın ya küpemi'' dememle ... homurdanmaktan vazgeçip ,konuşmaya karar verdi...
__korumayı yanlış bilir insanlar... dış etkilerden,sistemden vs.lerden korunma olduğunu zannederler... oysa senin gibileri sadece kendilerinden korumak yeterli...
gecenin finali olarak dersimizide aldık bedava tarafından... binbirinci kez yine aile,akraba,eş dost tayfasıyla iş ,sağlık vs. konularında karşı karşıya gelmemeye... karar aldım... binikinci kez bozulmak üzere...
|