
başlığa bakıp... turgenyev'den başlayıp uzun bir yolculuk yapıp sonrada kitap okumanın önemini vurgulayacağımı düşünen olduysa ... baştan söyleyeyim yanıldı...
''babasını da sevmezdim''
bu cümleyi , mevcut babanın oğlu ya da kızına olan sevgisizliğimizi belirtmek için kullanırız... arada babada nasiplenir... aslında çoğu zaman ... içinde espri de barındırır... mesela bir tanıdığına sinirlenirsin... bağırırsın,söylenirsin yüzüne karşı...
''heee babanıda sevmezdim zaten''
genelde evlattan babaya uzanır ...
ama çift taraflı kullanımıda vardır... da ...
ben bu kullanımların hepsini bir süreliğine ayırayım bir kenara...
oğlunu zaten sevmezdim... artık babasınıda sevmiyorum...
oğul dediğimiz...
ara ara türkiyeye gelip ki korkarım birde programa başlayacakmış...
kalbimizi anlatan... sağlığımızı düzenleyen... kalp sağlığımız için neler yapmamız gerektiğini anlatan bir oğul...
profesörümüz canımız ciğerimiz mehmetimiz özümüz... anladığım kadarıyla kalbimizi korumak için... sabahları 1 avuç fındık öğlen brokoli,brüksel,havuç,ıspanak,nar suyu karışımı... akşamüstü bir avuç ceviz... kuru kayısı kuru incir kuru siyah üzüm... badem yer fıstığı ve günde 3-4 kere partnerinizle birlikte actiooon...
anladığım kadarıyla diyorum ... çünkü... gerek dil,gerek artiküle ve ille diksiyon olarak...
''siz turklerr nası diyolarsınız''
gibi bir durum mevcut...
ama akli dengeyi koruyup bir daha düşününce...
yani ... evet ya...
ben düzgün anlamışım söyleneni...
fındık nar incir,üzüm,badem,ceviz,kayısı...
beslenmeni buna ortalayınca... hatta ... kıyak olarak... keçiboynuzuda benden olsun...
ya günde 3-4 kere action ya da en iyi 100 metreci...
özün özü... doğruda anlasam eğride anlasam sevmedim ben bu adamı...
işin en garip tarafı niye sevmediğimide anlamamıştım uzun süre...
hani ''o yasak bu yasak ''
dediği için ve tüm yasaklar acaip cazip geldiği için desem...
değil....
kaldı ki... benim tanıdığım dr.ların yada arkadaşım olanların bir kısmıda yasaklamaya meraklıdır...
zaten o yüzden en iyi görüştüklerim... ''yasak yasaklanmıştır''diyenlerdir ...
mesela... bingür sönmezde yasaklılar listesini anlatıp duruyor... ama sempatik işte neylersin...
sokaktaki can'lara bir kap su birazda yemek vermeyi unutmazsınız değil mi...
üstelik öz'ümüzün... tavsiye ettiği yiyecekler 'böykk' dediklerim de değil...
zaten ot ağırlıklı beslenirim...
kuru kaysı,badem , cevizi de tavsiye edildiği için filan değil... aç kalmamak için yerim...
acıkmak değil... hakikaten aç kalmak... bunu nasıl becerdiğimi bende bilmiyorum ama oluyor işte...
ya yemek yemeyi unutup yola çıkarım... ya gideceğim araziye haritada bakma zahmetinde bulunmayıp... kerbela gibi bir yerde aç kalırım... işte o yüzden sırt çantamda 3-5 kuru kaysı ceviz,elma dururdu bir köşede...
''du'' çünkü artık durmuyor... sayelerinde ikrah geldi... yerini galeta ile elmaya bıraktı...
eeee...
o zaman niye bu sempatisizlik... derken ...
geçtiğimiz hafta saba tümere babası çıktı... o da prof. yapıştım ekrana seyrettim... 84 yaşındaymış...
iç açıcı konuşmalarından bende geriye kalanlar...
özetle...
84 yaşında olduğu ...
oğlunun söylediklerinin bir kısmının atmasyon olduğu... 84 yaşa rağmen...
çok dinç,çok sağlıklı olduğu... performansının muhteşem olduğu çok zengin olduğu... evlerin mülklerin tapusunun kendinde olduğu... bir kaç tane evini ... işte öylesine karısıyla ortak tapu yaptığı... idi...
arada... sunucuya paslar atmaya uğraştığını... sunucunun pası geri postaladığını... ekrandan görmüşken...
o da...
karısını teyzesi olarak gördüğünü...
söyledi...
''karım evde teyzem gibi duruyor napayımki onla''
diyerek...
ki bu arada programı izlemeyenler brad pittin yaşlanmış hali filan sanıyorlarsa bu iri iri cümleleri kuranı... çok gülerim ona göre...
yüzyılın...
en kaliteli,en veciz,en mizah yüklü,en zarif,en anlamlı... en... en... en boktan cümlesiyle ... programı bitirdi...
işte o an anladım niye sevmediğimi doktorumuz öz'ümüzü...
hıı hı...
aynen öyle.... babasını da sevmezdim zaten...
|