
ofisteyiz...
soğuk bir şey içmek istedik ,dolapta vişne suyu bulduk...
bütün cam bardaklar kirli...
bir tek porselen çay fincanları temiz...
tipsizliğin sonu yok...
olsun ,onlarla da içeriz...
aldık birer fincan vişne suyu paşa paşa içiyoruz....
haliyle bir yandanda çalışıyoruz...
büyükpatron geldi...
130 kiloluk balet edasıyla ...
masalar arasında kediyi kucağına almak için zarif zarif dolaşırken...
eli çarptı masamdaki fincana vişne suyunun bir kısmı masaya ve elbette tüm haritalara yayılırken...
kalan çoğunluğu büyükpatronun üstüne başına geçti...
bakın buraya kadar sorun yok...
sıradan ,basit her an başımıza gelen kazalardan biri...
gibi dursada öyle değil...
bir böğürtü koptuki....
ofis,insanlar,kediler,işhanının diğer ofisleri herkesler dışarı uğradı...
küfür kafir....çığlıklar böğürmeler arasında anlaşılır tek bir kelime tekrarlanıyor...
yandımmmmmm yandımmmmmm
çabukkk doktor hastaneeeeeeeee
bişi yapınnnnnn
yanıyorummmmm...
hepimiz saçlarımız dimdik durumda patrona bakıyoruz...
o'da avazı çıktığı kadar bağırıyor....
bir tanesi fırladı kağıt havlu getirdi...
teknikerimiz ,elemana bağırıp eczaneye koşmasını yanık merhemi almasını söyledi...
ben hala aynı donmuş durumdayım...göze battım elbette...
__öyle bakıcağına yardım etseneeeee ölüyorumm...
eh bende nasibimi almış oldum...
kağıt havluyu basmak isteyen eleman,
patron tarafından ..
çığlık ve böğürtüler eşliğinde cehaletle ve yanığa dokunulmaması gerektiği konusunda azarlandı...
bense öylee bakıyorum...
büyükpatron saçındaki lastiği kopararak yolarak söktü attı ...
gözlükleri kafaya kaldırdı...
ahahhah ...
siz bilmezsiniz şimdi ,adettir bizde...
sinirlenince saçımızı başımızı bozarız,toplu saçlar tek hamleyle açılır,
fino köpeği gibi yüze göze dökülür ...
sanırım patronla benzeyen tek huyumuzda budur...
böylelikle karşı tarafa ...
__bak ne kadar sinirlendim görüyorsun dimi...
mesajı verilir...
bu mesaj genelde normal insanlar tarafından pek anlaşılmaz yada iplenmez ama olsun...burda aslolan mesajı vermektir...
gerisi teferruattır...
büyükpatronun çarpıpda döktüğü benim fincanım olduğuna göre ...
*ya ben fincanımı dökülmemesi için eğitememişimdir...
*ya özellikle çarpsın diye önüne itmişimdir...
*yada telekinetik güçlerimi kullanıp fincanı üstüne doğru uçurmuşumdur...
dolayısıyla burdaki saç baş dağıtılarak verilen mesajda banadır...
aldık kabul ettik başımız gözümüz üste....
öyle uzay modeli derin dondurucu gibi baktığımı bir kez daha görünce...
iyice sapıttı çığrından çıktı...
sokaktaki ''can''lara bir kap su ve birazcıkda yemek vermeyi unutmadınız değil mi...
__acımazsın dimi sen....hııı?? vicdansızsın...Allah bilir kaçıncı derece yandım ...hala bakıyorsun suratıma ''şam şeytanı ''gibi...
__vişne suyu...
__ne?? ne diyosun sen be...
__vişne suyu diyorum patron,sadece vişne suyu...
__.............................................
__vişne suyunu içmeden ısıtmak gibi bir adetimiz yok...dolayısıyla soğuk ve bir kez daha dolayısıyla sen yanamazsın...
__................................
__hee ama illede yandım diye iddia ediyorsan ,nedensiz yanmalar grubuna sokalım bu konuyu,çözülememiş gizemli olaylardan biridir...
önce bir tıbbi muayeneden geçersin ordan bir halt çıkmazsa ki çıkmaz...metapsişik tetkikler yaptırırız yada parapsikoloji ile uğraşan birileri ile tanıştırırım seni...
onlarda olmazsa başlarız kapı kapı büyücüleri gezmeye...
deva bulcaz ya...
__..............................................
evet evet ...
o noktalar boşuna değil...onlar kocaman bir sessizlik anlamına geliyor patron için...sustu...
gözlükleri indirdi...saçlarını topladı...
bu hareketlerde zaten kuyruğu kıstırmak anlamına geliyor...
ofisin durumu daha vahim...
kimi gülmemek için dudaklarını ve içerden yanaklarını kemiriyor...
kimi şaşkın...
kimi ''aa ben zannettimki başka bir şeyden yandı''
kimi ''kafam dalgındı konuyu bile anlayamadım'' diyerek ...
bir sonraki hamlede ...
benim tarafımdan gelmesi muhtemel ''oligofren'' tanımlamasını savuşturabilmenin peşinde...
kısacası herkes birşey diyor...
yok canım ...
soğukkanlılık -zeka-yüksek algılama üçgeninin merkezinde filan oturmuyorum...
sadece karşımdaki insanı çok yıllardır tanımanın getirdiği tecrübe...
daha doğrusu yakın geçmiş tecrübesi...
kısacası bu olay bir kaç kez yaşandı...
bundan bir önceki olay...
geçtiğimiz yaz arabada yaşanmıştı...anlatırım belki bir ara..
ve...
büyükpatronun başından böyle bir yanma olayı geçmiş mi...
merak etmiştim...
bir gün annesiyle konuşurken sordum...
__Emel teyze ...büyükpatron çocukken yandı mı hiç...
__yok evladım hiç yanmadı ben onu gül gibi büyüttüm...
__dikenlerinden tahmin etmiştik gülü...
__hahaha ilahi Sedencim ömürsün vallahi...niye sordun evladım ...
__Emel teyze sen akıllı mantıklı kadınsın...bu adam kime çekmiş sence...
__sorma evladım sorma...çekemez olası halasına çekmiş...

|