
gece saat 1 de alarmı ayarlamak için cebi açtığımda... mesaj uyarısı geldi... tanımadığım numaraysa... önce mesajın göndericisine bakarım... sonra gerekirse içerik okurum... banka reklam vs.leri okusan ne olur okumasan...... yine öyle yaptım...
gönderici kısmında 155 polis asayişi görünce açıldı uykum ...
telefonla arayıp kendilerini yetkili olarak tanıtıp kontür isteyenlere asla kontür gönderilmemesi konusunda vatandaşı uyaran bir mesaj...
herkese yolluyorlar bu mesajı... güzel bir şey elbette... yinede... sizinde aklınızda bulunsun...
özetle...
telefonla arayıp kontür vs.isteyen hiç kimseye hiçbirşey göndermeyin... son dolandırıcılık sistemi buymuş...
***
sokak aralarında caddelerde heryerde seçim otobüsleri bangır bangır seçim propagandası yapıyor... yıllardır alıştığımız ve bilindiği şekliyle... berbat bir ses düzeniyle şarkılar türküler dinletiyorlar zorla... şarkı türkü aralarında tahminime göre vaatler vaatler vaatler...
tahmin ...çünkü... dedim ya ses düzeni berbat ...anlaşılmıyor... hoş... anlaşılsa nolacak... hangi akılçelen,gönülçelen ,bilinmedik duyulmadık cümle sarfedilecekde... bu cümleyi duyan vatandaş koşa koşa gidip oyunun adresini değiştirecek...
bebek,hasta,uyuyan,dinlenenler ... kimsenin umuru değil... bu yöntemin işe yarayıp yaramadığını araştırdılar mı merak ediyorum... ev havalansın diye açık duran pencerelerin otobüs geçerken kapatıldığını görmek için ... arif olmak gerekmiyor... sadece kafayı kaldırıp bakmak gerekiyor...
kararlı seçmen zaten etkilenmez... kararsız olana ulaşmanın ... el ilanından ...afişe...gazetelere...uçurulan balonlara kadar onlarca yolu vardır...
bu seçimlerde yeni bir cinlik yapmışlar telefonla arayıp parti propagandası dinletiyorlar... kabus 2009... merak ediyorum... insanların ev telefonlarını ...ceplerini arayıp... mekanik bant kayıtlarınızı ... ve herbiri birbirinden berbat propagandalarınızı dinletme hakkını nerden ve kimden aldınız...
geçen gün çarşının birinden geçerken... destekledikleri adayın posterlerini üstlerine önlük misali giymiş gençler vardı... bir ellerinde büyük puntolarla yazılmış adayın özgeçmişi... diğer ellerinde tomarla el ilanı...
bağırmıyorlar... kimsenin yanına gitmiyorlar... göz göze gelindiği anda sanılanın aksine yakanıza yapışıp tanıtım filanda yapmıyorlar... el ilanlarını zorla elinizede tutuşturmuyorlar...
sadece...
duruyorlar... susuyorlar... göz göze gelince gülümseyerek selam veriyorlar... otobüs geçerken camlarını kapatanlar... çocukların yanına gidip adayın özgeçmişini okuyorlardı...
hatırlayın...
ilkokuldan itibaren ... okullarda sınıf başkanı seçimleri ile başlarız bu seçimlere... o yaşta bile... sıraların üstüne çıkıp bağıra bağıra şarkı türkü söyleyerek seçilmezdi başkanlar...
6-7 yaşlarında daha akıllı mantıklı davranıp... sonrada sapıtıp düşüşemi geçiyoruz nedir...
özetle...
en çok konuşan ve en çok bağıran herzaman haklı değildir....
***
önümüzdeki seçimler için vakit bulamam ...
ama... şeytan diyor ki... bundan sonraki seçimler için tüm adayların mal varlığını araştır...
ve... dağda domuzu eksik çoook zengin ... zenginlikde yetmez... yanısıra paraya doymuş... hatta ... paradan nefret eden... ve tüm çevresi kendi gibi olan... yada çevresi ve kimsesi olmayan ,çöpsüz üzüm... bir aday bul... oyunu ona ver...
bulamazsan... bu özelliklere sahip birini aday olması için ikna et... hatta... mitingler falan filan düzenle...
ayrıca çevresindeki herkes iş güç sahibi olsun ki... seçildiği andan başlayarak... toplam 6 ay içersinde tüm kadrolar ... kendi yada eşinin soyadından insanlarla dolmasın...
bezginlik,bıkkınlık neler düşündürüyor insana... ve... kimbilir daha neler düşündürtür olmadı tırlattırır...
yani...
bal tutupda parmağını yalayanları değil... musluğun altında elini yıkayanları arayıp bulmak lazım...
her atamızın söylediği her söz doğru değildir... her atanın ıq suda aynı değildir...
sadece seçimle falan sınırlı değil bu biliyorsunuz di mi...
salgın gibi yayılıyor...
mesela...
dizi ve film sektörüne bakın...
adam ... vızıttırı bir film yada dizi yapmış... diyelim soyadıda abuzittin... jenerikten başlayın okumaya...
yönetmen : şamil abuzittin
yardımcı yönetmen: kamil abuzittin
görüntü yönetmeni:talip abuzittin
senaryo:galip abuzittin
oyuncular: avni...avniye...cevriye...fevriye abuzittin
ses teknisyeni: tayyar abuzittin
yardımcı ses teknisyeni: haydar abuzittin...
halkla ilişkiler: selcan abuzittin...
ulaşım: enhızlı abuzittin
insan düşünmeden edemiyor...
ulan ne sanatkar sülaleymiş bunlar be ... diye.... belediyelerde ise bunun bin beteri oluyor elbette...
işte bu yüzden...
bu tırlamış arama çabaları...
kimbilir belki böylelikle... seçimler için borçlanıp harçlanıp ... seçilince bunu bana ödetmeyeceğini garantiye alırım ... ya da... kapatalım komple herşeyi... bakalım başımızın çaresine...
hani fıkradaki gibi... evvel zaman içinde.... başkan seçim zamanı toprağa gömdüğü ağzına kadar altınla dolu küpünü çıkarıp halka göstermiş...
__ben gidersem bu dolu küple gideceğim...gelense boş küple gelecek ona göre ...
demiş...
elbette bu fıkra çok uzun... ve böyle acur tadında anlatılmıyor...
fakat ne yazık ki ben fıkra anlatmaktan feci şekilde sıkılırım... bilenler bilmeyenlere anlatsın...
peki orta halli ve sadece hizmet etmek için yarışa giren... düzgün ve iyiniyetlilere noluyor bu arada...
hiç... herzamanki gibi kurunun yanında onlarda yanıyor...
elbette ... küpü dolu mu yada yarı dolu mu diye bakmayıp... dürüst olana vereceğiz oy...
şu aşamada... dürüstlüğün erdem sayıldığı bir düzende kaçınılmaz bir durum bu...
oysa olması gereken...
tüm normların varlığını baştan kabul ederek... sonrasında... insanların sahip olduğu donanımlara bakarak seçmek veya seçmemek...
ama ...
artık böyle değil... tehlikeli bir şekilde normların varlığı aranıyor... işin ilginç tarafı...
yaşadığımız yozlaşmanın sonucu olarak bu arayış normalleştirilmeye ve akla uygun hale getirilmeye çalışılıyor...
bunun sonu yok...
bu kafayla ... ilerleyen zamanda...
öldürmemiş olanı... hırsızlık yapmamış olanı... tecavüz etmemiş olanı...
ödüllendirir hale geliriz...
düşünün...
bir mühendisin hırsız olmadığı için... bir doktorun tecavüzcü olmadığı için ... işe alınacağı günleri...
bu gidişatla korkarım bunlarda olacak...
mesleki donanım nerde ...konu hakimiyeti nerde??
kimbilir nerde...
hatırlatmalı mı bilemem ama...
oysa... çalmamak normaldir...olması gerekendir... çalmak suç...
öldürmemek normaldir... öldürmek suç...
dediğim gibi...
şu aşamada dürüst olanın kazanmasını istiyorum tabi...
ancak geniş zamanda... ki... ütopik bile olsa... dürüst ...ahlaklı...saygılı vs... tanımlamalarının...
son hızla...
projeleri muhteşem...dokuyu çok iyi tanıyor...çağdaş...sorunların farkında... alt yapıyı islah edebilecek donanımda ekipmana sahip... gibi... tanımlamalara dönüşmesidir... dileğim...
aksi takdirde...
ormana girip... ağacın yaprağının rengine takılıp... ağacın cinsini belirleyemeden kaybolacağız o ormanda...
özetle...
bu noktada erdem gibi gözüksede...
dürüstlük zannedildiği gibi erdem değildir...
zaten olması gerekendir...
çalmayanın ödüllendirildiği alnından öpüldüğü değil... çalanın cezalandırıldığı bir düzendir özlediğim...
sn1:sokaktaki can'lara bir kap su birazda yemek vermeyi unutmadınız değil mi...
sn2:nüfus kağıdınızda tc.kimlik numaranız yazıyorsa sorun yok... yazmıyorsa ...yenisiyle değiştirin... hiçbirini yapamıyorsanız... kimlik numaranızın yazılı olduğu onaylı bir kağıtla oyunuzu kullanabilirsiniz... seçmen kağıtlarınız elinizdeyse yine sorun yok... eğer size ulaşmadıysa... internet üzerinden tc.kimlik numaranızla ysk'nın sitesine giderek nerde hangi sandıkta oy kullanacağınızı öğrenebilirsiniz...
oy vereceğiniz partiye mührü bastıktan sonra kağıdı dışa katlayın... mürekkep bulaşıp geçersiz oy işlemi görmesin... dolayısıyla emekleriniz ziyan olmasın... yerel seçim diye önemsememezlik etmeyin... yerel seçimler ... bazen pozitif ...bazen negatif ... genel seçimleri belirler...
sn3:hepimiz için hayırlısı olsun...
|