Image and video hosting by TinyPic
bu sitedeki yazılarımın....kopyalanması,çoğaltılması,yayınlanması yasaktır...

Sedencikin Dünyası

Tanım

Çoban kaval çalar anın Hayâtı şairanedir ... Güler perisi tarlanın ... Bu bir güzel teranedir ... Tevfik Fikret

Bağlantılarım

» Ana Sayfa
» Profilim
» google
» e-mail

yakın gecmis

»
güvenli yollar
» dün'ün anlamı
» iki cihan'da...
» hünnap'ın yolculuğu...
» babalar ve oğullar
» hangi şerit
» bayramlık...
» kenar-ı dicle...
» merak kumkuma'sı
» ve...kutlu olsun
» bir fincan kahve
» kapılar ardı
» öküz kafayı sallarsa
» dün'ü gün'e eklerken
» akrebin masumiyeti
» ruh havalandırması
» arni'nin perdeleri
» şefkat'den zulm'e
» ninnilerle büyürken
» metro
» ucu açık
» özetle
» özetle-1-
» ada(mama)k
» öncelikler
» ne desem
» semer'den eser
» ilk aşk
» çok güzel hareketler bunlar
» kriz yönetimi
» zıkkımın dibi
» doz aşımı
» tasarruf tedbirleri !!!
» bayram'dan bayram'a
» delikanlı
» park etmeden fark etmek
» dut ağacı boyunca
» tüyapta kitap
» ayıklama
» işler nasıl gidiyor
» biri bizi...
» ya affetmezse
» tek tek
» hangi kene
» aynadaki oynamalar
» bu da geçer
» hibrit akvaryum
» kıtmir ve nankör kedi
» yağma
» bir demet saygı
» kadın ve emek
» şam şeytanı
» şerrealite
» projeler...ler...
» prestige aslında Tesla

geziyoruz

» uzungöl'ün gölgesi...
» sumela...
» trabzon...
» vona...yason
» ünye-fatsa arası buharlaşmalar
» bandırma'dan alaçam'a
» uçurum cinleri
» sinop-2-
» sinop-1-
» yollardan sonra
» şanslı ayrıntılar
» araba-benzinci-zeytin üçgeni
» iznik-göl-zeytin-yayın
» hamamlıkızık-cumalıkızık arası saat 8 sırası mı
» orhangazide kahvaltı
» ve geldim...
» deniz-tatil-yıldızlar


hangi kene...

 

 

 

         

3-4 gün önce karabükteki bir cenaze namazın kıldıran  imam, günümüz sorunsalı olan ''kene''konusunu açıklığa kavuşturmuş...

''fuhuş arttığı için,keneler bastı heryeri'' demiş...

Allah insanları bu küçücük  yaratıkla cezalandırıyormuş...

 


99 daki düzce depremi içinde bir takım insanlar 

''orduevlerinde içilen içkilerden dolayı Allah cezalandırdı onları''

dediği için...
ki buna zamanında önce sinirlenmiş sonra durum çelişkisini tespit edince sadece bu lafı edenlere üzülmüştüm...

 

 

o yüzden bu kene açıklamasınıda önce bu tarz bir şahsa özel tebliğ zannettim...

 

öyle öyle bazılarına yukardan adrese özel açıklamalar geliyor...

korkuyorlar o yüzden söylemiyorlar ...
arada sırada yaptıkları açıklamalarından belli...
yok canım benden korkmuyorlar...


hani biz hep konuşuruz yaradanla sürekli bir şeyler isteriz adına dua deriz de...
ama o bizle konuşursa,hele birde konuşmalar soru-cevap şeklinde giderse şu anki normlara göre ''deli'' deyip çıkıyorlar ya işin içinden...
işte ondan korkuyorlar...

imamızın bu tespit ve teşhisinide bu tarz zannettiğimden önce umursamadım...

 


ama bir şey takıldı aklıma....

yok yok bu kadar değil...
bu cümlede bir derinlik var...filozofça bir yaklaşım var...

buldum  sonunda ...
doğru söylemiş , haklı...


evet evet bu sektörün iş kazalarından bahsediyor hoca...
kesinlikle eminim...

başka sektörde iş kazası oldu mu tazminatı patron öder...
bu sektördeki işkazalarının tazminatını arada sırada  7-9 ay arasındaki bir zaman diliminde doğa ödüyor...
zannederim hocamız bundan bahsediyor...


kelebek etkisi ...
eylem-sonuç ilişkisi...
adına her ne derseniz deyin...

 

 

elbette hocada bilir ,bizlerde biliriz...
doğarken 4 manevi demirbaşı kendimiz seçemeyeceğimizi ...

 

*anne/baba(ait olduğun aile)
*din
*cinsiyet
*ve ölüm şeklini bilemez insanoğlu...

 

 

dolayısıyla tuhaf bir benzetme yapmış olmalı...
bir kısmınıda halkla paylaşmış...

peki ...
bozmayalım düzeni ve devam edelim bu benzetme üzerinden...

böylelikle işkazalarının da her statü,seviye,sektör ve durum içersinden çıkabildiğini anlarız belki...

 

 

mesela...
bu  işkazaları ...
doğa-doğanın dengesi gibi konulardan habersiz oldukları için...

bir çırpıda bulabildikleri tüm tavuk , hindi, horoz,kaz,ördek ne buldularsa canlı canlı çuvallara tıkıp yaktılar...


bir kısmını kireç dökülmüş çukurlar açıp yine canlı canlı gömdüler...
o hayvanların çırpınmaları bağırmaları zerre kadar etkilemedi bunları...

halkı paniğe sevketmekte hiçbir sakınca görmediler...

 

 

bu panik sonucu halkın gereksiz kısmısı, evlerinde beslediği kanaryaları,muhabbetleri,papağanları şehrin ortasına salmakta hiçbir tereddüt yaşamadı...


bu hayvancıkların bazıları yıllardır kafesde yaşadığı için kireçlenmiş kanatlarıyla uçamadı ,çakıldığı betonda kedilere yem oldu...
bir kısmı en yakın dala konup ilk gelen kargaya yem oldu...

 


bunlar...
''tavuk yiyen kediler, kuş gribi taşıyıcısı olabilir'' dedikleri için...
aynı halkın aynı gereksiz kısmısı...
evlerine sığınmış kedileri de attılar sokağa ,bir kap suyu bile  esirgediler...

gırtlağımız düğüm düğüm çaresiz kaldık...

 

 

sokaktaki ''can''lara bir kap su birazda yemek vermeyi unutmadınız değil mi...

 


sonra pat diye bitti kuş gribi...
birileride arada voliyi vurdu elbet...
yumurtaydı tavuktu derken ...
bak şimdi dağda domuzları eksik ,belki o da vardır kimbilir...

 


peki bu kadar canlı canlı gömülen ve yakılan yokedilen kanatlılardan sonra ne oldu...

kene arttı...
akrepler de arttı...
ne olmasını bekliyordunuz...

 

 

boyutu ve şekli şemali hakkında minik bir bilgi olsun (fotoğraf:wikipedia)

 

 

 

 

 

pislik olsun diye arada telefon edip ...
mesleğimi söyleyip...
''benim işim arazide, kene için tavsiyeniz ne''
diyorum...


pantalonunuzun paçalarını çorabınızın içine sokun diyor  görevli bana...

tamam ben pantalonu sokayım çorabımın içine de...


işkazalarıda  pantolonu kafalarına giysinler bundan böyle...

kıçıyla beyni yer değiştirmiş insanlar pantalonlarınıda,eteklerinide  kafalarına giymeliler...

 

kene çünkü müthiş seçici hayvan...
açıkta bacak gördü mü yapışıp kan emiyor...
ama kulak,ense ,kol,sırt ilgi alanına girmiyor di mi...

 

 

başka ne yaptılar...

en son antalyada ormanda öldürülmüş gömülmüş yüzlerce köpek bulundu...
yeni doğum yapmış anneler... sahipliler,sahipsizler,yavrular...
ekranda  bir kadın gördüm...
ağlamaktan perişandı o görüntü karşısında...

 

bunu  yapanlar 3 sn.için bile olsa düşünebildiler mi ...sızladı mı vicdanları...
peki kim üstlendi bu olayı...
hiç kimse...

 

 

daha önce defalarca yaşandı benzer olaylar...
mamakta,karsta,istanbulda,adanada,örende ve bir çok yerde...

canlı canlı preslendi hayvanlar...
yapanlar umursamadı haykırışlarını...
oysa parmağına iğne batsa yeri göğü yırtar bu tür...

köpeklerin bir kısmı strikninle zehirlendi bir kısmı canlı gömüldü...
toprağın altına...

 


yapanlar...
buldozerlerin önünde poz verirken 4-5 yavru köpek toprağı koklayıp kazmaya çalışıyorlardı...
''bunlar ne yapıyor'' diyen basın mensubunu...

işkazaları gülerek cevapladı...
''analarını arıyorlar''

oysa bu acımasız alayın altında saklıydı gerçek...

 

ve...
hakikaten o yavruların anaları...
belediyenin bulldozerlerle kazdığı o derin çukura gömülmüştü...
ve yavruların analarını o çukurların doldurulmuş düzlüğünde aramaları sebepsiz değildi...

 

 


şu an adını hatırlamadığım bir ülkenin başkentinde kedi itlafı yapıldı bir dönem , sokaklarda kedi bırakmadılar...
çok geçmedi kenti fareler bastı...
ne olacağını sanmışlardı ki...
zevk meselesi tabi...
caddesinde,sokağında ,evinde kediye tahammül edemeyen halk...
semirmiş dana kadar lağım fareleriyle yaşamaktan memnunsa yapacak birşey yok...
eylem-sonuç...

 

 


dönelim kenelerimize....
geçen yıl 2-3 kene yazısı yazmış...
yapışırsa bu 8 bacaklı ucubikin vida söker gibi sökülmesi gerektiğini, mantıklısının hastaneye gitmek olduğunu filan yazmıştım...
zaten artık kredi kartı gibi ,kene kartları çıktı eczanelerde satılıyor...
alın onlardan kullanın yada en mantıkısı veterinere gidin...
aklınızı kullanın sizce hayatı boyunca keneyle sık sık  karşılaşanlar dr.lar mıdır...veterinerler midir...


bir sorunu çözebilmek için o sorunu iyi tanımak gerekiyor...

bizim tekniker geçen yaz kenelenip dr.a gittiğinde ...
dr. bilgisayarda birşeyler yapıp aynı zamanda bizimkini dinliyormuş...
dayanamamış ''benle ilgilenmeyecek misiniz''demiş...
cevap...
''biraz müsade edin tüm kene resimleri açılsın sizinki hangisine uyuyor bakalım''

 


tabii  bu keneler ille 8 bacaklı bit kadar olmuyor...

biliyorsunuz değil mi...
bunların 2 ayaklı ve insanımsı olanlarıda var...
bunlar komple gelip yapışmıyorlar size...
ellerini uzatıp cebinize sokuyorlar bu şekilde yapışıyorlar...
işin bok tarafı bunları vida söker gibi ,kene kartıyla vs. ilede çıkaramıyorsun...


dr,veterinerde kâr etmiyor bunlara...
her yerde karşınıza çıkabilirler...
apartmanınızda,gittiğiniz devlet dairesinde ,belediyelerde,sokakta her yerde...

 

radyasyonlu çayları ,fındıkları vatandaşa yedirebilmek için ekranda bardak bardak çay içen türün devamını kolay tanırsınız ...
mesela... 

şehir şebekesinin suyunun mikroplu olmasından dolayı vatandaş hastalanıp hastanelere akın eder...
ama onlar mikroplu olmadığını kanıtlamak için bardak bardak şehir suyu içerler ekranda...
''bak bana bişicikler olmuyor''eşliğinde....

 

 

eh olmaz tabi...
mikrop böylesini görüce mikropluktan vazgeçiyor,süklüm püklüm kalakalıyor kenarda...

bir diğeri mikroplu sular için tülbentle süzmeyi öneriyor....

tabii ne demek...
mikrop dediğin tülbentin gözeneklerine takılır kalır...
çünkü mikroplarda  semirip dana kadar olmuş tülbente takılıyorlardır artık belli mi olur....

 

 

belediye seçimleri yaklaşıyor ya...
kazanamayacağı kesin olanlardan biri katlı otopark yapıyor şimdi...
görünürde problem yok gibi dursada 8 aydır bölgenin tamamını ana arterlerden ,ara sokaklara kadar kazıkladıkları yani kenarlara küçük dekoratif metaller çaktıkları ve bu metaller sayesinde artık kimsenin arabasını parkedemeyeceği düşünülünce...
otopark biraz anlam kazandı...

 


arabalar yüklenip eve çıkartılamayacağına göre...
otoparka bırakılacak...
bir araba için günlüğü 15 liradan ayda 450 ytl eder...
bakalım otopark ihaleye açılınca kim kazanacak...
''giderayak ne koparsam kâr''ın derdi midir...
yoksa...
''aman vatandaş rahat rahat yürüsün''ün derdi midir...
sonuçlansında yazarım kısmetse...

tabi şimdi burda akla şu gelir hangisi daha zararlı 2 ayaklılar mı...8 ayaklılar mı...


nasıl oldu da bu veciz cümleyi yanlış anladı insanlar üstelik birde kızdılar bu cümleye ve imama ...
yaşa hocam varol...
hatta dünya durdukça yaşa...
belli mi olur belkide bir gün başka perspektiflerden bakarsın dünyaya...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tarih: , 5/6/2008 Kategori: hayata dair
Yorum yaz

...

ONURTAN.....babanız gibi bu işi çok iyi bilen ve hayatını bu işe adamış insanların çoğu söyledi,izah etti bu olayı ama ne yazık ki dinletemediler...
sistem hızla kendi taraftarını yaratıyor böyle zamanlarda...
yaratılana saygı duymayanın saygı beklemesi şaka gibi...
dediğiniz gibi asıl sorun bunların iki ayaklılarında...
müthiş kamuflajları var ayırt etmek zaman alıyor :)
dilerim bu tablo biran önce yerini daha güzel günlere bırakır...
ve dilerim bizlerde görürüz...
sağlıcakla...

Yazan: sedencik Tarih: , 19/6/2008

Bağlantı |

ASIL KENELERDEN KURTULMAYINCA...

Merhabalar. Elinize ve yüreğinize sağlık. Kanamalı Kırım-Mongo hastalığı elbette önemli... Ama hergün trafik kazalarına onun elli katı insan ölüyor ama kimsenin umurunda değil. Açlıktan ve sefaletten ve ihmalkarlıktan yüzlerce bebek ölüyor, yine kimsenin umurunda değil. Asıl keneler başımızda ve sülük gibi bizleri emiyor, memleketi yokediyor, kimsenin umurunda değil. Bir gün bir bakacaklar ki farkına varmadan kimsede kan kalmamış. Topyekün itlaf olacağız ve birileri de gelip bu ülkeye çöreklenecekler. Zaten şimdiden en güzel yerlere çöreklenmeye başladılar.Kuşgribi bezetmesi harikaydı. Zaman zaman yazarım; babam baytardı ve bu kuş gribi dedikleri hastalık - diğer adıyla tavuk vebası - 40 yıl öncede vardı. Ama hiç bugünlerde yapıldığı gibi her tarafta hayvan boğazlandığını görmedim. Böyle ahmahça bir şeyi ancak sizin de vurguladığınız gibi bu tür insanlar yapar. Sürekli aşılamaya gidilirdi. Eskiden veteriner müdürlüğü bağlı olduğu tüm yerleşim yerlerine belirli sürelerle eleman gönderir ve denetim ve aşılama yapılırdı. Bu devletçiliğin getirdiği bir oluşumdu. Şimdi hak getire... Ben bizim ilçede veterinerliğin yaptığı hiçbir girişimi şu ana kadar görmedim. Bu arada hayvan itlafı maalesef bütün acımasızlığıyla sürüp gidiyor... Ne de olsa Hitler dünyasında yaşıyoruz. Bizden bazılarının da ondan kalır tarafı yok zaten... Doğanın dengesini, doğanın yengesi olarak algılayan bir güruh işbaşında olduğu sürece dahada kötülerini beklemek zorundayız. İnsanlara bile değer verilmeyen bir ülkede, hayvanlara değer verilmesini mi bekleyeceğiz... Biz görmeyiz ama belki torunlarımız görebilir. Ancak bir iki nesil yokolduktan sonra... Bazen benzetme yaptığımızda hayvanlara hakaret ettiğimizi düşünüyorum ama ne yaparsınız... Öncelikle iki ayaklı kenelerden ve sülüklerden kurtulabilmemiz dileğiyle, sevgiyle kalın.

Yazan: onurtan Tarih: , 18/6/2008

Bağlantı |

...

ECE.....o şeker hocalar heryerde :) erzurumda,malatyada hatta istanbulda...
hatta onlardan 2 tanesiyle tanıştım:)
bir tanesinin çok emeği vardır üstümde,belki anlatırım ilerde bir gün :)
tek dileğimiz bu denli,aydın,zeki ve mesleki sorumluluğu olan hocaların artması...
nazik ve içten cümlelerine teşekkür ederim...
sevgiyle...

Yazan: sedencik Tarih: , 9/6/2008

Bağlantı |

imamın derdi fena gerdi

Çok kötü başladım bu güzel yazı için yoruma ama birden aklıma geliverdi bu başlık.
Artık yazının içeriğinden, üslubun güzelliğinden,nasıl zevk verdiğinden vs.bahsetmeyip ayakta alkışlıyorum.
Bir de Malatyalı Şeker İmam ile ilgili yazıyı okumuşlar mıdir acaba diye ekliyorum(link eklemeyi bilemiyorum halâ.Dileyen gugıldan sorabilir).
Sevgiyle Seden

Yazan: ece Tarih: , 7/6/2008

Bağlantı |

...

ATALET.....senin kolibasili örneğindekiler duymuş bir şeyler duymasına da yarım yamalak duymuş...
eh işte yarım bilgilerin düşürdüğü tuzak...
düşünsene daha kaç kişiye söylemiştir bunu...
ve kaç kişi inanmıştır...
tülbentle suyuda süzersin elbet de sadece kurt,çerçöp kısmısını :)
teşekküre rica ederim de...
yahu ben yinede ''bizim ''doktorları sever ve tercih ederim:)
şu kenelenen insanlar konusunda, veterinerleri ön plana çıkarmalı...
kayan yazı geçeyim bari :)
teşekkürler...
sevgiyle...

THARES.....haklısınız içlerinden bazıları sadece bunları anlatıyorlar...
oysa ellerinde o kadar güzel ,insanlara ulaşabilme imkanı var ki...
Antalya canımızı yaktı...yinede bir yanlış başka yanlışlarla düzelmiyor ne yazık ki...
demek avea kenesi :))
bu aveayı 3-4 kişiden daha duydum söylenen paranın çok üstünde geliyormuş galiba faturalar...
sağlıcakla...

NİGHTMARER.....gitme tarihi ve tonton biraraya gelince isimlendirmek kolay oldu :)
bir kurum adına resmi bir açıklama olmadığı sürece elbette herkesin söylediği kendini bağlar...
zaten genelleme yapılmamalı...
herhangi meslekten bir insanın...
hatası,söylediği söz,yada yanlış bir davranış kendine aittir...
ama meslek odalarıda bugünler içindir :)
Antalyadaki katliamda sözcükler tükendi zaten...
bu kadar özletmeyin kendizi ve toplanmanızda kolaylıklar dilliyorum...
sevgiyle...

LİDER.....her an her yerde,her meslekte karşımıza çıkabiliyorlar demek ki...
köşe kenesi lafına çok güldüm :)
Allahtan çok değerli ve çizgisini koruyan insanlar varda ...
onların sayesinde iyice çığrından çıkmıyor...
o iki kelimeyi bir araya getiremeyenleri... işi konuşmak ,sunmak, olanlarda da görebiliyoruz ne yazık ki...
hoş iltifatlarınız için teşekkürler...
sağlıcakla...

ALİVESİTESİ.....her eksiklik ,boşluk ya dolduruluyor yada yeni sektör yaratıyor...
ancak mantıklısı herkesin kendi bildiği işi yapmasıdır...
bir başka iş yapacaksa dahi eğitimini alarak yapmasıdır...
cast ajanslarına gidip kayıt yaptırdıktan sonra çıkışta kartvizit bastırıp oyuncu yazdırmakla ''oyuncu'' olunmuyorsa...
3-5 satır yazı yazıncada yazar /gazeteci vs. olunmuyor...
ama uygulama böyle yürümüyor...
herkes oyuncu olabiliyor...ya da gazeteci,ya da yazar...
korkarım bu gidişle...
bizim yıllar önce bir inşaattta amele olarak çalışırken bulup yanımıza aldığımız cafer de ya tekniker olacak ya mühendis :)
ve... haklısınız bu katledilen hayvanlara, bu yapılan zulme söylenecek her söz,her küfür ,her beddua yetersiz kalıyor...
teşekkürler zarif cümleleriniz için...
sağlıcakla...

ASİVEMAVİ36.....bende yazarken farkettim ne denli çok kene olduğunu :) yan apartmandaki yaşlı kadına ''çekilişten hediye kazandınız''deyip,bir kaç yeri imzalatmışlar...ocak üstü dingirik bir tost yapan aleti vermişler hediye diye...
şimdi 780 ytl para istiyorlarmış...
filmin ismi çok itici gelmekle beraber seyredilecekler listemde...
sağlıcakla...


Yazan: sedencik Tarih: , 7/6/2008

Bağlantı |

...

Sağım ve özellikle arkam dolu kene, hemde yıllardır.:)
Bir kendimize gelebilsek, bir insanlığımızın farkına varıp koyunluktan vazgeçebilsek Deniz'ler gibi keneli köyün kavalcıları yine çıkacak ortaya ama sorun bizde.Biz şimdilik memnunuz kenelerimizden, Deniz'lerden korkuyoruz...
O hoca için diyecek lafım yok,
Belediyeciler içinde aynı. Hani yeni bir film var vizyonda "O.... çocukları" İçeriği değil ama kelime anlamında aynılar :)

Yazan: asivemavi36 Tarih: , 7/6/2008

Bağlantı |

düzeltme-

ikinci satırda -bir yorumundan- değil, -bir yorumdan- olacaktı. yanlış yazmışım.

Yazan: isimsiz Tarih: , 7/6/2008

Bağlantı |

Kelebek Etkisi

Bir şeylerin eksikliği başka şeyleri getiriyor.
Yukardaki bir yorumundan esinlendim diyorum ki köşe yazarlarımızın etkinsizlikleri, sığlıkları ve hinlikleri herkesi yazar yaptı. Sizin gibi duyarlı yazanlar da var berbat şeyler yazanlar da.. benim gibi karışık kafalılar da..
Mesleki sorumluluk önemli. Halk cahil dahi olsa gerçekten ve gerçek izlenimlerin dile getirilmesinden daha fazla etkileniyor. Köşe yazarlığını suistimal edenler mesleki sorumluluklarını ciddiye almadıkları için hepimiz diyoruz ki:
ben bu iş daha iyi yaparım!
sizin gibi başarı ile yapabilenler de var.
Tabi insani güzelliklerini faziletlerini kaybetmemiş bir iki köşe yazarımız var yine de. Ancak istisnalar kaideyi bozmuyor.
***
Hoca efendi meseleyi bir şekilde dile getirmiş. Yelpaze geniş tutulmalı, daha somut zeminler üstünde durmaya öncelik verilmeli. Bunu ne kadar güzel anlatmışsınız.
***
Hayvanları acımasızca katledenlere gelince:
hayvanlar onlara ne ifade edebilir ki? yavruların toprağı kazmaya annelerine ulaşmaya çalışmalarına gülerler ancak.. dededen miras vicdansızlıklarıyla.. başka bir şey diyemiyorum.

Yazan: http://www.alivesitesi.com/ Tarih: , 7/6/2008

Bağlantı |

selamlar sedencik

yazınız çok güzel olmuş her zamanki gibi inanın sizin yazılarınızı okuduktan sonra gazetelerdeki pek çok köşeyi artık sıkıntıdan okuyamaz oldum sayenizde medyadaki 10 parmaklı keneleri keşfediyoruz (ben bunlara bundan böyle köşe yazarı değil Köşe kenesi diyeceğim) inanın abartmıyorum bunlar 2 ayaklı kenelerin sanırım yakın akrabası oluyor.iki kelimeyi bir araya getiremezken yarım yamalak kulaktan dolma bilgiler ile sözüm ona köşe yazarlığı yapıyorlar.
sanırım güzel ülkemizin güzel günler görebilmesi için medya alanında bir devrim yapılması gerekiyor.tabi gerçekten gazeteci ve gerçekten yazar olanlar bunun dışındadır.sayıları okadar az ki

saygılar

Yazan: Lider Tarih: , 7/6/2008

Bağlantı |

...

merhaba seden hanım, yine uzunca bir ara neti açıp okuyamadım.. bizim evin halleri yine yoğunlukla yoğrulmuş durumda.. sanırım gitme tarihimiz 15 ağustos gibi olacak onun için epey bir koşturmaca var.. bu arada tontonumu da İstanbula bırakıp geldim bi koşu:) hafta sonu hiç açamadığım için fırsat bulmuşken okudum sizi özlemle hemde:)

Hangi meslekte olursa olsun ,insanlar çok farklı ve başkalarının acaip karşıladığı extrem fikirler söyleyebiliyorlar. Bende bir partinin genel sekreterinin halktan bir insanı küçümsercesine olan konuşmasını tasvip etmediğim halde okuduğumda o partiyi ve seçmenlerininde aynı görüşte olduklarını düşünmedim ve genelleme de yapmadım inanın. Fakat hiç bir zaman nadir olarak ortaya atılan bu fikirler sebebiyle o mesleği icra edenlerin hepsini genelleme yapmak mümkün değil tabi ki ama gönül isterdi ki hangi görüşte olursa olsun, hangi inançta olursa olsun insanları yanlış yanılgılara düşürmemeye çalışıp bunun içinde elimizden geleni yapsak insanlara çok daha faydalı olacağız...

Antalyada ki olayı şiddetle kınasam faydası olacak mı bilmiyorum, üzücü olan bir tek canlının dahii gereksiz canına kıyılması:( yazık hemde çok yazık..

Yazan: isimsiz Tarih: , 6/6/2008

Bağlantı |

Merhaba İyi Akşamlar

Hemen kızıyorsunuz imam efendi azıcık bildiği yöntemle acılara merhem olmak istemiş. Bizim imamlarımız sadece cehennem azabını anlatmasını bilirler sadece anlatırlar.
Antalya daki vahşet için sadece şunu söylemek lazım bizler bu işleri çok geç öğreneceğiz. Hayvan severlerde bu işi yapanları öldürmeye and içtiler e kolay gelsin.
Kenelerin bacaklarının ne önemi var kene kenedir benimde bu aylarda avea diye bir kenem var ha bire emiyor artık turcell kenesine geçeme zamanı geçiyor değişiklik olur babından
Sağlıkla Kalın

Yazan: thares Tarih: , 6/6/2008

Bağlantı |

..

kara mizah üstadımsın sen benim..
=)..

geçen sene şu kene ve ısıran örümcekler olduğunda.. ilk sözüm olmuştu tavukları öldürürlerse olacağı budur demiştim..

ama bir konu var..
ek yapmak isterim..kırsalda kentselde. tavuk besleyen de..
çocuğuna davrandığı gibi davranıp.. saldım çayıra mevlam kayıra yaptığı için olmadı mı bu kuş gribinin.. evcillere yayılması..
kuralsız .. götürü yaşamın sonuçları..
hep beraber biçilecek..

ha bi de benim koli basiller geldi gene aklıma.
bin kere anlattığım..
hani poyraz esince denizin temiz kolisiz olacağını düşünen hemi de eczacı bayanı bir kez daha analım burdan ..
eteğini başına sıkı sıkı oturstsun diyelim.. enseyi kulağı kapatsın kene filan yapışmasın..

dur bi de..
teşekkür edelim..
ben diyodum..
evde..
bilince bizim meslektaşları..
ben görsem tanımam keneyi de.. herkez maşallah uzman mı oldu..
nasıl becerip de çıkaracaklar keneyi..
hem de..
BİZİM doktorlar..
=P
ama veteriner işi gelmemişti aklıma..
süpermiş..
doğru dedin..
pratik fikirlim..

mmm... bişey daha vardı.. neydi..
hah e tabii.. korsiyi ferişi ve en çok da.. sedenimi ayrık otumu.. öper..
ekselanslarını saygıyla selamlar giderim..


Yazan: atalet Tarih: , 6/6/2008

Bağlantı |

<%EntryTitle%>

<%EntryBody%>
<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->


Free Website Counter
Free Website Counter

Hava nasil oralarda - YEDÝ KARANFÝL 2