Image and video hosting by TinyPic
bu sitedeki yazılarımın....kopyalanması,çoğaltılması,yayınlanması yasaktır...

Sedencikin Dünyası

Tanım

Çoban kaval çalar anın Hayâtı şairanedir ... Güler perisi tarlanın ... Bu bir güzel teranedir ... Tevfik Fikret

Bağlantılarım

» Ana Sayfa
» Profilim
» google
» e-mail

yakın gecmis

»
güvenli yollar
» dün'ün anlamı
» iki cihan'da...
» hünnap'ın yolculuğu...
» babalar ve oğullar
» hangi şerit
» bayramlık...
» kenar-ı dicle...
» merak kumkuma'sı
» ve...kutlu olsun
» bir fincan kahve
» kapılar ardı
» öküz kafayı sallarsa
» dün'ü gün'e eklerken
» akrebin masumiyeti
» ruh havalandırması
» arni'nin perdeleri
» şefkat'den zulm'e
» ninnilerle büyürken
» metro
» ucu açık
» özetle
» özetle-1-
» ada(mama)k
» öncelikler
» ne desem
» semer'den eser
» ilk aşk
» çok güzel hareketler bunlar
» kriz yönetimi
» zıkkımın dibi
» doz aşımı
» tasarruf tedbirleri !!!
» bayram'dan bayram'a
» delikanlı
» park etmeden fark etmek
» dut ağacı boyunca
» tüyapta kitap
» ayıklama
» işler nasıl gidiyor
» biri bizi...
» ya affetmezse
» tek tek
» hangi kene
» aynadaki oynamalar
» bu da geçer
» hibrit akvaryum
» kıtmir ve nankör kedi
» yağma
» bir demet saygı
» kadın ve emek
» şam şeytanı
» şerrealite
» projeler...ler...
» prestige aslında Tesla

geziyoruz

» uzungöl'ün gölgesi...
» sumela...
» trabzon...
» vona...yason
» ünye-fatsa arası buharlaşmalar
» bandırma'dan alaçam'a
» uçurum cinleri
» sinop-2-
» sinop-1-
» yollardan sonra
» şanslı ayrıntılar
» araba-benzinci-zeytin üçgeni
» iznik-göl-zeytin-yayın
» hamamlıkızık-cumalıkızık arası saat 8 sırası mı
» orhangazide kahvaltı
» ve geldim...
» deniz-tatil-yıldızlar


hamamlıkızık - cumalıkızık arası saat 8 sırası mı ...

 

Orhangaziden devam ettik yola...

zeytin ağaçlarının içinden geçerek ,

gemlik gürsu derken kestele geldi sıra...


yaşamak 70 'inde zeytin ağacı dikebilmektir demiş şair...

aralarında olmakta yaşamak...

yaşamak, doğanın içinde olmak demek..
severek,saygı duyarak müdahale etmeden,zarar vermeden...
oturup toprağa,saatlerce ...
bir karıncanın yuvasına erzak taşımasını seyretmek demek...

 

kestelden dağın eteklerine doğru  yolumuz var...kızık köyleri  var sırada...kaptırdık yolu gidiyoruz elbet bir kızık çıkacak önümüze ...

 

 


uludağın etekleri ile vadiler arasında kurulmuş , kızık köyleri...

ilk uğradığımız köy hamamlıkızık oldu..

köyün içinden geçen dere anlatılmaz ,ancak yaşanır,

dağdan gelen su berrak ve ışıl ışıl...

ses ,sadece su sesi..

oturun kayaların üstüne yada uzanın suyun sesini dinleyin...
iyi gelir su sesi...ruha beyine,yüreğe ...

su sesi,para sesi ,kadın sesi demiş birileri ...aldırmayın siz...

sadece su sesidir güzel olan ister deli deli çağlasın...isterse incecikten usul usul şırıldasın....

derekızık köyündende saitabat şelalesine bir yol gider ...

 

evet nerde kaldık suyun sesini dinleyin demiştim...

zaten başka şansınız yok çağlamasından ...

yanınızdakini duymanız zor...
çok güzel bir korusu var...ve alabalık cenneti...

meraklısına duyrulur...

dipteki taşları kurcaladım biraz , buz gibi...dinlenmek bu işte...

 

ben böyle yerlerde alabalık yiyemem...

bir havuz vardır...

içinde alabalıkların salına salına yüzdüğü...

bir garsonda gelir sizi havuza götürür balığınızı seçmenizi ister...

ya her yerde böyledir yada benim gittiğim yerlerde böylesi denk geldi...


o havuzda salınan balıklardan birini seçme ve biraz sonra tabağımda görme iştahımı kapıyor..

evet biliyorum yenmek için üretiliyorlar...

bilgi; fikre yön versede duyguyu yönlendiremez çoğu zaman...


garsona dönüp ''sen bana ölmüşlerinden bir tane getir '' dediğimde...
bir seferinde ''bizde ölü balık olmaz ''çıkışıyla ...
diğerinde dünyanın en saçma cümlesini etmiş bakışlarıyla karşılaştım...
ve masamdaki herkes balığını yerken ,ben ekmek ve salatayla karnımı doyurdum...

bir kere geldim tufaya ...bundan yıllar önce canım ciğerim dostlarımla maşukiyeye gittik,alabalık tesisinin sahibi benim dostlarımdan birinin dostu...
masaya oturur oturmaz söyledi:
__ahmetcim garsonlara söyle bizim balıkların hepsi ölmüşlerden olsun...
__tabii tabii hemen...

yedik afiyetle ...bilemezdim evden çıkmadan telefon edip adamıda kurguladıklarını....

 

tuaf işte insanoğlu...

 

neyse ...meğer kızık köylerindende maşukiyeye bir yol varmış

 

 

 

 

hamamlıkızıkdan cumalıkızığa geçiş kolay oldu...çok yakın...

cumalıkızık ahududu cenneti...yer, gök ,tepeler, ev çitleri ,yol kenarları her yer ahududu...


gelde oyunu hatırlama şimdi...

gelde iki yaşlı hanımın yönettiği bir pansiyon varmı acaba diye merak etme....

 

cumalıkızık ilginç bir Osmanlı  köyü...

turizm , kurtarıcı olmuş bu köyde...tüm evler ahşap ve koruma altında...nasıl anlatabilirim evlerin güzelliğini..

daracık yollar...

bazı sokaklarda iki kişi yanyana bile yürüyemezsiniz öylesine dar...


bu köyde zaman durmuş her şey çok sakin,herşey yavaş...
böyle yerlerde insanlar uzunmu yaşar...

yoksa zaman çok ağır akarda yaşanılan hayat uzunmu gelir...

yada can sıkıntısı halet-i ruhiyesi ile tanışırsın...öyle sıkılırsın öyle sıkılırsınki ,zaman geçmez takılır kalırmı...
bir hiperactive bu köyde ne yapar...

 

resmin başarısızlığından  dolayı yerdeki dutlar gözükmüyor...her yer dut,adını ''cuma '' koyduğum bu kedicikde sakin sakin beni seyrediyor, burda herşey sakin...

 

 

ev kadınlığı mesleğini çoktaaan geride bırakmış köyün kadınları..şimdi işlerinden arta kalan zamanlarda yapıyorlar...

hemen hemen hepsinin işleri var...
kimi ekmek ,tarhana,reçel ,erişte yapıp evinin önüne kurduğu küçük tezgahta satıyor...

kimi bahçesindeki dut,erik kirazları koparmış satıyor...
kimi onca emekle yaptığı iğne oyalı yemenileri ,çetikleri satıyor...
son derece güzel ve gurur veren bir görüntü...

 

 

 

 

bu ev gerçekten  güzeldi...bir kısmının , girişindeki  avlular  yemek yiyebileceğiniz şekilde düzenlenmiş...

 

 

bir tezgahta kenarı oyalı havlular satılıyor...

normalde havluların üstlerinde cumalıkızık yazısını göreceğinizi düşünürsünüz dimi..

ı-ıh yanıldınız,havlular testiler vs.lerde ''yeşeren düşler'' yazıyor.

gelde çık işin içinden...romantik bir benzetme olmuş...

heralde kendi aralarında bu köye böyle bir ad takmışlar diye düşündüm...

 

cunda alibeyadası,assos behramkale gibi , yinede yazdım aklımın bir köşesine yemeğe oturduğumda orda soracam...

bir yandan etrafı inceler bir yandan fotoğraflar yakalarken ...

konak pansiyonun önünde bir sandalyede oturmuş beyaz saçlı ,orta yaşlı bir adam seslendi ...

__kızım benide çek benide... meşhurum ben,artisim...

gülümsedik,merhabalaştık eh pekde ciddiye almadık...

ısrarcı çıktı amcamız...

__evladım burda çevrilen dizide oynuyorum ben,estev de gösteriyolar...

estev ne ...yenirmi içilirmi...heralde yerel tv lardan biri diye düşünürken...

içerden gençten biri geldi  ''yeşeren düşler'' dizinin adıymış...

estev de bildiğiniz yada bilmediğiniz stv den başkası değilmiş ...

 

 

insanları sıcak ve samimi...
ekmeği muhteşem...almadan dönmeyin..
cevizliği çöreği çok güzel...
gözleme güzel , mutlaka yiyin...
mantı çok popüler...
ayran vasat...anladımki ayran yapmakda bir ustalıkmış , çok sıradandı...

unuturmuyum hiç unutmadım ahududunu...

ahu suyuda satılıyor ama denemedim...bol bol ahududu yedim,yetmedi kutularda satılıyor,
onlardan  aldım...güzeldi...

kalıcam ben burada diyorsanız ,köyde pansiyonlarda var...

 

cumalıkızıkta yüzyılların ayak seslerini taşların üstünde...

yüzlerce yıldır süregelen yaşamın izlerini evlerde bıraktık...

 

 

''yolcudur abbas bağlasan durmaz'' dedik...

ve...devam ettik yola...

 

  

 

sn1:Cumalıkızık

Osmanlı sivil mimarisinin en görkemli köy yerleşimini günümüze ulaştıran Cumalıkızık, son yıllarda ülkemiz yanında tüm dünyada da tanınmaya başlamıştır. O kültür varlıkları yanında doğal varlıklarca da zengindir.

Tarihçe:Osmanlıların Bursa'da ilk yerleştikleri bölgelerden olan Cumalıkızık, 180'i halen kullanılan, bazılarında ise koruma ve restorasyon çalışmalarının yapıldığı toplam 270 ev ile Osmanlı dönemi konut dokusunu günümüze taşımaktadır.

Cumalıkızık yerleşiminin güneydoğusunda Uludağ eteklerindeki Ihlamurcu mevkiinde Bizans devrine ait bir kilise kalıntısı 1969 yılında tespit edilmiştir, Kilise kalıntısının yüzeyde rastlanan bazı mimari parçaları Bursa Arkeoloji Müzesi'nde saklanmaktadır. Bursa yakınlarında kurulan Osmanlı Beyliği kuruluşundan kısa zaman sonra bölgeye hakim olmayı başarmış, 1326 yılında Bursa'yı, 1331 yılında İznik'i fethederek yörede varlığını kesin olarak kabul ettirmiştir. Böylece Osmanlı halkının bu topraklara yerleşerek kentler ve köyler oluşturması sağlanmıştır. Cumalıkızık vakıf köyü olarak kurulmuştur ve bu özelliğini yerleşim dokusu konut mimarisi, yaşam biçimine yansıtmıştır.Uludağ'ın kuzeyindeki dik etekler ile vadilerin arasında sıkışıp kalan yöre köylerine bu konumlarından dolayı ''kızık'' adı verilmiştir. Köylerin birbirlerinden ayrılması için de dereye yakın olanına Derekızık, Fidye verene Fidyekızık ve Kızık köylerinden topluca gidilerek cuma namazı kılınan köye de Cumalıkızık adları verilmiştir.

İklim:Kışlar genel olarak çok yağışlı,yazlar ise kuraklığa sebep olmayacak derecede yağışlı geçer.

alıntı:
T.C.kültür ve turizm bakanlığı

 

sn2:en üstte gördüğünüz ,hamamlıkızık resimleri çok güzel çıktı ,ancak sizinde farkedeceğiniz  gibi ,cumalıkızık resimlerinde ciddi bir problem var...ne yaptıysam olmadı hatta bilgisayardan ters işlemle fotoğraf makinasına geri aktarımıda denedim o'da gördüğünüz üzre parladı o yüzden, yazının sonunda  yayınladığım 2 resmi wikipedia'dan aldım.

ilginçtirki sonraki resimlerde sorun yok , bu köyle bir iletişimsizliğimiz oldu anlaşılan ...

 

 


 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tarih: , 18/6/2007 Kategori: seyahat
Yorum yaz

hayirli cumalar

CUMANIZ MUBAREK OLSUN
gununuz bereketli yolunuz nurlu olsun

Yazan: ravzagulu Tarih: , 22/6/2007

Bağlantı |

...

AYSELLE.....nasıl sakin bir kediydi anlatamam...burda herşey sakin zaten :)
en hoşuma giden tarafıda kediler ,köpekler kovalanıp itilmiyorlar...teşekkürler,güzel sözlerin için...sevgiyle...

ONURTAN.....evinizin yanması çok üzücü...Allahtan sizlere zarar gelmemiş...
yinede yıllarca böyle bir evde oturduğunuz için şanslısınız,keşke hala dursaydı...bana yazdığınız bir yorumdan , kendi yaptığınız ağaç evi hatırlıyorum,ama ana evin yndığını bilmiyordum...güzel sözlerinize ve dileklerinize teşekkürler...sağlıcakla...

Yazan: sedencik Tarih: , 21/6/2007

Bağlantı |

NE GÜZEL...

Merhabalar. Öncelikle yorumlarınız ve güzel dilekleriniz için teşekkürler. Ben de eşinizin babalar gününü kutlarım. 5 gündür maalesef arkadaşların hiçbirini ziyaret edemedim.Ne güzel anlatmışsınız, yüreğinize ve kaleminize sağlık. Böyle geziler çok hoşuma gider. Özellikle doğayla iç içe olunca, tadına doyum olmaz. Bence gezi, Şanzeli'de gezmek değil, böyle yerleri görmekle olur. Bu ev çok güzeldi dediğiniz ev gibi bir evde uzun yıllarım geçti. T biçiminde neredeyse basket sahası gibi bir salonu dışında üstte ve altta dörder odası vardı. 400 Metre kare büyüklüğündeydi ve kundaklama sonucu yangında yokoldu. Sadece o değil yanında da 30 metre karelik ağaç direkler üzerine ellerimle yaptığım çift kat tahtadan oluşmuş bir bağ evi de yandı. üzülmüştüm ki. Odayı yeni yapmıştım ama tamamen eski evden sökülmüş tişlemeli tahtaları kullanmış ve aynı odayı inşa etmiştim. Elimde bir fotografı bile yok. Haklısınız öyle yerlerde sanki zaman yerinde sayıyor ya da daha geç geçiyor gibi oluyor. Bu arada şu 'Ölü balığı yeme' olayına oldukça güldüm doğrusu. Aynı zamanda çok haklısınız. bazen duygunun önüne hiç bir şey geçemez. Güzel günler dileğiyle, sevgiyle kalın.

Yazan: onurtan Tarih: , 21/6/2007

Bağlantı |

Merhabalar

Oh ne güzel oturdugum yerden nereleri görmek kısmet oldu (ifaden yazın uslubun çok güzel demeyecegim zaten biliyorsun dimi canım) kediler kime bakacaklarını nasıl biliyorlar ..
Yeyip içtiklerin için afiyet olsun gördüklerini paylaştıgın için teşekkürler.
Sevgilerimle.

Yazan: AYSELLE Tarih: , 19/6/2007

Bağlantı |

...

DÖNENCE.....yazıda bahsettiğim maşukiyeyi mi söylüyorsun :) tereyağında pişirilen çerkez peyniri getirirler filan...kızmam niye kızayım, ben ,sadece kendi duygumu paylaştım,yönlendirme yada rica yok :) iyi tatiller dilerim...sağlıcakla...

LODOSCU.....güzel sözlerine ve beğenine teşekkürler canım...çok güzel köylerimiz var :) sevgiyle...

GEZİMANYA.....toza toprağa bulaşmadan gezmek...gezmekmidir :) daha önce gittiğim zamanlar ahududu zamanı değildi...bu sefer özellikle dikat ettim zamanına ...sağlıcakla...

ASİVEMAVİ36.....bu kadar derin bir anlam , kesinlikle çok özeldir...bu yüzden sormayacağım...güzel bir yer...ferah,rahat ve sakin :) bir yere böylesine bağlı olmakta , çok çok güzel bir şey... sağlıcakla...

THARES.....valla keşke güzel çıksaydı resimler de,isterse ekselans çekseydi :) çok sevinirdim...tavsiye ederim bir gün gidin,ama bahar aylarını tercih edin...sağlıcakla...


Yazan: sedencik Tarih: , 19/6/2007

Bağlantı |

Merhaba

Hep içinde uhte kalmıştır Cumalıkızıka uğramak Sedencik sayesinde bunuda başarmış oldum teşekkürler. Fotoğraflar gerçekten sorunlu keşke ekselansları kullansaydı makinayı. Fakat anlatım güzel olunca fotoğrafların olumsuzluğu kendiliğinden ortadan kalkmış oluyor bir kaç defa Bursaya yolum düştü Suuçtu şelalesine kadar gidebildim ama Cumalıkızık a kadar gidememiştim çok çok teşekkürler

Yazan: thares Tarih: , 19/6/2007

Bağlantı |

....

bam başka bir anlamı var, tarifi mümkün değil

Yazan: isimsiz Tarih: , 19/6/2007

Bağlantı |

desemki....

orhangazi denince akan sularım durur....
desemki içimde hiç dinmeyecek, yıllarca kanayacak bir yara...
olabilseydim keşke oralarda, oralarda ölebilseydim ;yılardır görmek istediğim bir olay... kukumav kuşu nasıl ki öz kanına hasret çekerse işte öyle...

sağlıkla, sevgiyle....

Yazan: asivemavi36 Tarih: , 19/6/2007

Bağlantı |

Cumalıkızık

Resimlerinizden şırıl şırıl akan dereleri görünce öyle mutlu oluyorum ki, demek ki memleketimin çoğu yerinde hala akan dereler var.
Sanırım bir treking olayı ile gezdiniz köyleri. Arabayla gelip, köyün en meşhur pansiyonunda ya da çay bahçesinde birşeyler yiyip dönmek bana çok uymuyor, köyün bir ucundan girip bir ucundan çıkmalı, her sokağı kolaçan edilmeli, yerli halk uzun uzun seyredilmeli, hatıra eşyalar alınmalı ve hangi yiyeceği ünlü ise o mutlaka denenmeli, işte gezmek bu, tıpkı yaptığınız gibi..
Ahududu zamanı orada olmanız da ne güzel bir şans, Türkiye'nin sayılı ahududu yetiştirilen yerlerinden biri ne de olsa..

Yazan: gezimanya Tarih: , 18/6/2007

Bağlantı |

.

Kızık köyleri harika.. anlatımın,ifadelerin başka bir harika..fotoğraflar için de ellerine, emeğine sağlık.Ve dahi ayaklarına da sağlık.Sevgilerimle.

Yazan: lodoscu Tarih: , 18/6/2007

Bağlantı |

slm

Yazdiklarinda bu canli alabalik tesislerinde balik yeme isine takildim! Izmitte zannedersem masikiyeydi uc bes kere gitmistik onceden, havuzdan kendi baligimizi kendimiz cikartip garsonlara teslim ediyoduk, yaninda corba ve peynir kavurmasi,, olu balik istemeyecegim garanti ama emin ol izmitte dedemlere gittigim anda kendimi sirf sen hatirlattin diye masukiyeye atip canli alabalik yiyecegimm,, olusundenmi yesek acabaa,, simdi belki kizarsindaaaa! az kaldi 11 gunnnnnnnnnn!

Yazan: Donence Tarih: , 18/6/2007

Bağlantı |

<%EntryTitle%>

<%EntryBody%>
<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->


Free Website Counter
Free Website Counter

Hava nasil oralarda - YEDÝ KARANFÝL 2