
araziye giderken kullandığımız arabada ne zamandır sorun var... el freni tutmuyor... frenin kavraması iyice düştü ... en önemlisi motorda sorun var ... birde aküde... geriye ne kaldı zaten ... koltuklar ve camlar sağlam Allahtan...
tamam canım tamirhane muhabbetine döndürmeyecem yazıyı...
10 gün önce sabah çalışmamıştı araba... diğer arabada da benzin yoktu... büyükpatronda evin önüne çektirmiş arabayı... benzin alıp koymak zor... araba çektirmek kolay ... ondandır...
bizde öyle... benzin son damlasına kadar kullanılır... büyükpatron sanırım ilk çıkan cep telefonu şarjlarıyla karıştırdı... tam bitmeden doldurmuyor...
o gün... araziye gitmemiz lâzımdı... ekselansın arabasını almıştık... ona ... pendikte bir binayı kontrol edeceğimizi söyledik... ama gideceğimiz yer... bina değil araziydi... pendik değil kocaeliydi... olur o kadar...
dönüşte arabayı benzincide ,o dönen uyduruklarla yıkatmıştık ama... biz temizletince huy kaptı ekselans... km.saatine baktı ... ardından bagajı açtı...
bagajda toprak mı kalmış ne...
sorup durdu...
__inanamıyorum size benim cânım arabamla araziye mi gittiniz... __yooo paramızı geciktiren 3 kişi vardı onları çuvala koyup gömdük...
uff bir sürü tantana...
aman neyse....
dün yine araziye gidicez...
işte o bizim arazide kullandığımız freni gevşemiş... aküsü ölmek üzere olan arabayı ... büyükpatron ,evlerinin altındaki tekel bayii sahibi olan adama yaptırmış...
tabi böyle yazınca tuhaf gibi geliyor... böyle şeylere alışmak için büyükpatronu tanımak yada yıllar içinde davranışlarını kanıksamak gerekiyor...
tekel bayii olan adam... lisede 1 yıl motor bişey bölümünde okumuş... bitirmemiş he... 1 yıl okumuş... ama asıl önemlisi...
*güleryüzlü... *dürüst... *saygılı... *sessiz... *hayvansever...
tamam işte bitti... son 5 maddeyi sağladıktan sonra... o adam okula 1 yıl değil 1 ayda gitse de olurdu...
sonuçta büyükpatronun çevresi...
son 5 maddeyi sağlayan... ama... çarpım tablosunu bilmediğine iddiaya girebileceğim.... belgesi olmayan ama kendini muhasebeci olarak tanıtanlarla...
son 5 maddeyi sağlayan ... ama... askerliğini sıhhiye çavuşu olarak yaptığı için sağlık konusunda ahkâm kesenlerle...
son 5 maddeyi sağlayan... ama... 3 notayı arka arkaya şaşırmadan bastığı ... ve ... İstanbulun bir vızıttırı barında 2 ay çalıp söylediği için, sonrada sahneden ,çok konuşuyor diye... müşterinin kafasına bira bardağı fırlattığından dolayı kovulan ... müzik konusundaki dehalarla örülüdür...
dolayısıyla burnumuz boktan hiç çıkmaz...
işte o tekel bayii... bakmış arabaya... büyükpatronun dediğine göre tornavida ve çekiçle kontrol etmiş...
sonra büyükpatrona... __tamam abicim canavar gibi bu araba...hiç merak etme ... demiş...
sokaktaki can'lara bir kap su birazda yemek vermeyi unutmadınız değil mi...
işte dün o canavar gibi arabayla ikimiz gittik sondaja... dönerken zınk dedi kaldı yolda...
arabayı kullanan büyükpatron olduğu için... rahatım tabi... hiç değilse ihale bende kalmayacak...
avazı çıktığı kadar bağırdı... direksiyonu yumrukladı,aynaları bozdu,kafalığı söktü filan... sonra ,dikti gözünü ... bana bakmaya başladı... ben bilirim o bakışların anlamını ...
__ne bakıyosun patron hesap kitap biliriz dimi... güç-kilo ikilisinden yola çıkarsak senin yarından bile azım... buda demektir ki direksiyona ben geçiçem ve sende iticen her mantıklı insanın yaptığı gibi...
__pislik olsun diye frene basasın diye mi...
__ya yaparmıyım hiç...
__yunuslar yokmu?
__ne yunusu?
__polis olanları...
__napıcan şimdi onları... arabayı mı şikayet edicen...
__aman ne komiksin,sevsinler...
__başbakandan mı öğrendin...
__sedencik yeter çıldırtma insanı...yıllar önce yolda kalmıştım... yunuslar arabanın arkasına motorlarının burnunu dayayıp itmişlerdi arabayı...
__kimbilir ne rezillik çıkarmışındır...arabadan fırlayıp caddelerde bağırmışındır... adamlar trafik açılsın diye mecbur kalmışlardır...
pis pis baktı suratıma... ''sen nerden bilicen '' tarzı bir bakıştı...
işte o anda anladım... bu adam kesinlikle yunusların görevlerinden biri olarak görüyor araba itmeyi...
indi arabadan aşağı bende sürücü koltuğuna geçtim... sağa sola bakınıyor... iter mi hiç tek başına incileri dökülür... o kadar uğraşıp didinip biriktirmiş onca kiloyu... zayıflar mayıflar maazallah...
karşı kaldırımda yürüyen başında bere,atkısıyla... ağzını burnunu sarmış ayağında postallar ... ufak tefek ama yürüyüşe bakınca gençten bir adam var...
ganimet bulmuşa döndü patron....
bağırmaya başladı... __şşştt küçüüüük bakarmısın bi dakka...
iplemedi küçük...
patronada demode geldi bu çığırma şekli herhal... yenisini buldu...
__biradeeeerrr....uooopsss delikanlı bir dakka ya...
neyse baktı delikanlımız sonunda... eliyle kendini işaret ettti... ''ben mi'' diye...
patron atladı...
__evet evet sen...hadi güzel kardeşim ...şunu bi itelim aküdendir belkide çalışıverir...
genç delikanlımız ... delikanlı adımlarla uçarak geldi ağzına burnuna sardığı atkıyı indirdi... gülümseyen bir çift masmavi göz,kahkahaya hazır bir ağız...
delikanlımız 70 civarı hoş ve zarif bir hanım...
büyükpatron isilik olmuş gibi kızarmaya başladı ... indim arabadan ...
hidayete ermiş sanki adam bir tatlı dil bir güleryüz özür üstüne özür diliyor...
teyzem umursamıyor ...
__tamam evladım yardım edeyim itelim hadi diyor... bir yandanda gülüyor... ama itmeyide koymuş kafaya... kafa hatunmuş...
son çare aklıma geldi ... __siz geçin direksiyona biz itelim dedim... __yok güzel kızım ben anlamam arabadan...geç sen yerine ...
geçmedim tabii... patrona döndü e hadi 1-2-3 diyip itelim.... patron bir kez daha yok yok itmeyelim deyip özür safhasına girince...
güldü teyzem...
__evladım özür dileyip durmayın...ben şu anda uzun yıllardır yaşamadığım kadar keyifli bir zaman yaşıyorum... kolay değil yarım asırdan sonra biri çıkıp beni delikanlı ve genç zannetti... bırakında tadını çıkarayım...
büyükpatron çok çok etkilendi bu cümleden ... bu delikanlı hanımın hatırına 130 kiloyla ... bu mudur budur diyip arabaya yükleneceği aklıma bile gelmemişti...
giden arabaya nasıl uçulup da atlanırmış göstermiş olduk millete...
kondüsyon yerindeymiş sevindirik olduk... teyzem 76 sının içindeymiş... tanışmış ve hakikaten memnun olmuş olduk...
|